bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ağustos 09, 2010

Ladurée İstanbul

Champs Elysées’de yürürken Ladurée’yi fark etmemenizin imkanı yok ama ben kendileri ile Londra’da tanıştım. Annemin meşhur kurabiye kutularından bir tane daha almaya Harrods’a gitmiştim ve orada karşılaştık. Ladurée’nin makaronları çok meşhur. Fakat ben makaron sevmediğim için (evet ben tatlı olarak makaronu şehir olarak Prag’ı bir türlü sevememiş biriyim ama bu benim kötü biri olduğum anlamına gelmez) önceleri hiç oralı olmamıştım ama çikolataları ve pastalarını yedikten sonra ölmeden bu muhteşem tatlıları yediğim için çok memnun oldum. Ladurée aslında zincir mağaza. Dünyada bir çok şehirde var. Şimdi sıra İstanbul mağazalarını açmaya gelmiş. Eylül ayında Bebek’te açılacak diye bir duyum aldım, oturdum bekliyorum eylül gelsin diye. Bebek’e gitmek için bir mazeret daha çıktı bana. Yaşasın çikolatalar, pastalar!


Laduree 2

Laduree

Haziran 26, 2010

Fotoğraf çekmenin sihirli bir gücü var ve her seferinde bunu keşfetmek çok keyifli

Son birkaç günü gri bulutların verdiği sıkıntıyla geçirdim. Keyfim yerine gelsin diye herşeyi denedim ama işe yaramadı. En son dün akşam Kolera Günlerinde Aşk’ı seyredip Florentino Ariza’nın aşkı uğruna bir ömür beklediğini gördükten sonra iyice moralim bozuldu ve kendimi uykuya verdim. Bir aşk uğruna bir ömür feda eder miyim? Kesinlikle ederim ama bu arada kaybedilen zaman beni çok üzüyor. Bu melankolik havayı bir türlü atamamıştım üstümden. Ta ki öğleden sonra Bebek sahilde fotoğraf çekmeye başlayana kadar. Sabah katıldığım ve çok da zevk alamadığım bir kursun üstüne fotoğraf sevdasına kurban verdiğim bir arkadaşımla soluğu Bebek’te aldık. Malum, havalar kan ter içinde kalmadan yürümek ve fotoğraf çekmek için çok ideal. Biz de başladık fotoğraf çekmeye ve işte size ulaşan kareler.


kayikci

sushi

bebek cami

Haziran 04, 2010

Küçük Bir Kaçamak

İnanılmaz yoğun geçen bir kaç ayın ardından bugün kendime izin verdim ve arkadaşımla minik bir boğaz sefası yaptık.

Güne erken başladık ve kahvaltı için soluğu Aşşk Kafe’de aldık. İnsanın bakmaya doyamadığı manzara dost muhabbeti ile çok daha keyifli oluyor.

assk

Ama gün orada bitmedi tabii. İkinci durağımız Arnavutköy Galeri Selvin ve Şehir Masalları sergisi oldu. Sergi ile ilgili daha detaylı bilgi birazdan blogumda.

Sehir Masalları

Bebekte küçük bir yürüyüş, Müge Ersin’in yeni mağazası ve bayılıp alamadığım mavi elbisenin dışında İstanbul’da en çok sevdiğim yerlerin başında gelen Mangerie’de kahve ile bitirdiğimiz günün tadı damağımda kaldı.

Mangerie