Haziran 22, 2010

Gezmek! Nereye Kadar?

Seyahat etmenin verdiği özgürlük duygusunu başka hiçbir şeyde bulamam. Genelde bir yere giderken en erken uçağa binmeye çalışırım ki günü kaybetmeyeyim. Sabahın ilk ışıklarında havalimanına doğru yola çıkarken içimi inanılmaz bir neşe kaplar. Aynı gün içinde kendimi bambaşka bir milletin içinde bulabilmek beni çok heyecanlandırıyor. Benim bu gezme merakım birçok kişinin dilindedir. Arada bir sorarlar: “Geziyorsun ama nereye kadar?”. Bende buradan cevap veriyorum, ölene kadar!

Neden mi?

İlk mazeretim göbek bağımın Atatürk Havalimanı’nda düşmüş olması. Şaka yapmıyorum. Havalimanı ile özel bir gönül bağım var. Bu yüzden sık sık yolum düşsün diye elimden gelen her türlü çabayı sarfediyorum. İkincisi gezi merakımın aile yadigarı olması. Babaannem için gezmek deyince akan sular dururdu. Annemle babam sinemaya gidiyoruz der evden çıkıp soluğu İzmir’de alırdı. Yani kanıma işlemiş benim bu gezi tutkusu. Üçüncü olarak dedim ya ben kendimi en çok yeni yerler keşfederken özgür hissediyorum. Aklımda sadece gezmek tozmak, gam yok tasa yok...

Çünkü gezmek hayatın bana sunduğu en büyük lüks.

Çünkü benim paşa gönlümün en büyük tutkusu bu.

2 yorum: